A2 Almanca kelime listesi
509 kelime · 171 kelimenin cümle sayfası hazır · sayfa 1/3. Kelimeler alfabetik sıradadır.
Listelerdeki anlamlar şimdilik Türkçedir; cümlesi hazır kelimelerde seçtiğin dilde anlam da gösterilir.
Cümlesi hazır kelimeler
Bu 171 kelimenin sayfasında aynı cümle 7 farklı halde yer alır.
- abden itibaren
- Abendakşam
- aberama, fakat
- abschließenkilitlemek; bitirmek
- achtendikkat etmek
- Achtungdikkat
- alsoyani, öyleyse
- Alteryaş
- an-de, -e (yön edatı)
- anbietenteklif etmek
- Anfangbaşlangıç
- Angstkorku, endişe
- anklickentıklamak
- anmachenaçmak (ışık vb.)
- Anmeldungkayıt, başvuru
- anprobierendenemek (kıyafet)
- Anruftelefon araması
- Anrufbeantwortertelesekreter
- anstrengençaba göstermek
- antwortencevap vermek
- Apparatcihaz, alet
- aufüzerinde; yukarı
- Aufenthaltkonaklama, kalış
- auffordernçağırmak; talep etmek
- aufladenşarj etmek
- auflösençözmek; dağıtmak
- aufmachenaçmak
- aus-den; dışarıda; kapalı
- ausbildeneğitmek; yetiştirmek
- auscheckençıkış yapmak (otel)
- ausfalleniptal olmak
- der Ausfluggezi, günübirlik yolculuk
- die Auskunftbilgi, danışma
- ausruhendinlenmek
- ausschaltenkapatmak
- ausschlafenuyku doyasıya uyumak
- aussprechentelaffuz etmek
- aussteigeninmek (araçtan)
- das Badbanyo
- barnakit
- Bauchschmerzenkarın ağrısı
- baueninşa etmek
- beachtendikkate almak
- beantwortencevaplamak
- befindenbulunmak; hissetmek
- begegnenkarşılaşmak
- beginnenbaşlamak
- behaltentutmak; akılda tutmak
- behindernengellemek
- beiyanında; -de/-da
- beideher ikisi de
- bekommenalmak, edinmek
- beleidigenhakaret etmek
- bemühençaba sarf etmek
- benötigenihtiyaç duymak
- Benutzernamekullanıcı adı
- berührendokunmak
- beschränkenkısıtlamak
- besetzendoldurmak; işgal etmek
- besitzensahip olmak
- besondersözellikle
- besprechenmüzakere etmek
- besserdaha iyi
- Besuchziyaret
- besuchenziyaret etmek
- betreuenbakmak; ilgilenmek
- Beuteltorba; poşet
- bewerbenbaşvurmak (iş)
- bis-e kadar; -e dek
- Blumeçiçek
- Blutdrucktansiyon
- Boutiquebutik
- brauchenihtiyaç duymak
- brechenkırmak; kırılmak
- Brötchenküçük ekmek, sandviç ekmeği
- Buchkitap
- Buchungrezervasyon
- Campingplatzkamp alanı
- der Computerbilgisayar
- daorada; o zaman; çünkü
- dabeiyanında; bu arada
- Dachçatı
- dahinterarkasında
- dankenteşekkür etmek
- darüberüstünde; hakkında
- darunteraltında; bunların arasında
- davorönünde; önceden
- dazwischenarasında
- Decketavan; battaniye
- denkendüşünmek
- das Doppelzimmerçift kişilik oda
- draußendışarıda
- drückenbasmak
- dürfenizni olmak, -ebilmek
- einanderbirbirine
- eincheckengiriş yapmak (otel)
- einfachkolay; basit; sadece
- einigebazı, birkaç
- Einkaufslistealışveriş listesi
- einrichtendöşemek; düzenlemek
- einschlafenuykuya dalmak
- einsteigenbinmek (araca)
- eintretengirmek; gerçekleşmek
- Einzelzimmertek kişilik oda
- Elternabendveli toplantısı
- Empfangresepsiyon; karşılama
- Endeson, bitiş
- endenbitmek
- endlichsonunda, nihayet
- enthalteniçermek
- entscheidenkarar vermek
- entschließenkarar vermek
- entstehenortaya çıkmak; oluşmak
- enttäuschenhayal kırıklığına uğratmak
- entwederya...ya da
- das Erdgeschosszemin kat
- erfahrenöğrenmek
- ergänzentamamlamak; eklemek
- erhaltenalmak; korumak
- erinnernhatırlamak
- erkältensoğuk almak
- erkundigensormak; araştırmak
- erlebenyaşamak; deneyimlemek
- ernährenbeslemek
- eröffnenaçmak (resmi)
- erscheinenortaya çıkmak
- erschreckenkorkmak; şaşırtmak
- erstellenoluşturmak; hazırlamak
- Erwachseneryetişkin
- erzählenanlatmak
- erziehenyetiştirmek; eğitmek
- existierenvar olmak
- Fahrkartenautomatbilet makinesi
- die Fragesoru
- der Fußballfutbol
- das Geschenkhediye
- das Gleisray, hat
- das Handtuchhavlu
- helfenyardım etmek
- die Hilfeyardım
- der Jobiş
- das Kaufhausalışveriş merkezi
- Kellneringarson (kadın)
- der Kuchenkek, pasta
- der Ladendükkan
- Lehrerinöğretmen (kadın)
- die Maschinemakine
- das Messerbıçak
- die Nachbarinkomşu (kadın)
- die Näheyakın, civar
- die Nummernumara
- die Ordnungdüzen
- das Paketpaket; kargo
- der Parkpark
- der Planplan
- der Platzyer; meydan
- das Problemproblem, sorun
- die Reiseyolculuk, gezi
- die Sacheşey, nesne
- der Salatsalata; marul
- das Schlossşato; kilit
- der Schlüsselanahtar
- die Schülerinöğrenci (kadın)
- die Seitesayfa; yan, taraf
- der Stressstres
- Studentüniversite öğrencisi (erkek)
- Studentinüniversite öğrencisi (kadın)
- die Tassefincan
- der Verkehrtrafik; ulaşım
- die Wäscheçamaşır
- die Wurstsosis, salam
Tüm kelimeler (ab… – han…)
- abden itibaren
- Abendakşam
- aberama, fakat
- abschließenkilitlemek; bitirmek
- achtendikkat etmek
- Achtungdikkat
- alsoyani, öyleyse
- Alteryaş
- das Alteryaş
- an-de, -e (yön edatı)
- anbietenteklif etmek
- änderndeğiştirmek
- Anfangbaşlangıç
- der Anfangbaşlangıç
- Angstkorku, endişe
- die Angstkorku, endişe
- anklickentıklamak
- anmachenaçmak (ışık vb.)
- Anmeldungkayıt, başvuru
- die Anmeldungkayıt, başvuru
- anprobierendenemek (kıyafet)
- Anruftelefon araması
- der Anruftelefon araması
- Anrufbeantwortertelesekreter
- anstrengençaba göstermek
- antwortencevap vermek
- Apparatcihaz, alet
- der Apparatcihaz, alet
- ärgernkızdırmak; sinirini bozmak
- aufüzerinde; yukarı
- Aufenthaltkonaklama, kalış
- auffordernçağırmak; talep etmek
- aufladenşarj etmek
- auflösençözmek; dağıtmak
- aufmachenaçmak
- aus-den; dışarıda; kapalı
- ausbildeneğitmek; yetiştirmek
- auscheckençıkış yapmak (otel)
- ausfalleniptal olmak
- Ausfluggezi, günübirlik yolculuk
- der Ausfluggezi, günübirlik yolculuk
- Auskunftbilgi, danışma
- die Auskunftbilgi, danışma
- ausruhendinlenmek
- ausschaltenkapatmak
- ausschlafenuyku doyasıya uyumak
- aussprechentelaffuz etmek
- aussteigeninmek (araçtan)
- Badbanyo
- das Badbanyo
- barnakit
- Bauchschmerzenkarın ağrısı
- baueninşa etmek
- beachtendikkate almak
- beantwortencevaplamak
- befindenbulunmak; hissetmek
- begegnenkarşılaşmak
- beginnenbaşlamak
- behaltentutmak; akılda tutmak
- behindernengellemek
- beiyanında; -de/-da
- beideher ikisi de
- bekommenalmak, edinmek
- beleidigenhakaret etmek
- bemühençaba sarf etmek
- benötigenihtiyaç duymak
- Benutzernamekullanıcı adı
- berührendokunmak
- beschränkenkısıtlamak
- besetzendoldurmak; işgal etmek
- besitzensahip olmak
- besondersözellikle
- besprechenmüzakere etmek
- besserdaha iyi
- Besuchziyaret
- der Besuchziyaret
- besuchenziyaret etmek
- betreuenbakmak; ilgilenmek
- Beuteltorba; poşet
- bewerbenbaşvurmak (iş)
- bis-e kadar; -e dek
- Blumeçiçek
- die Blumeçiçek
- Blutdrucktansiyon
- Boutiquebutik
- brauchenihtiyaç duymak
- brechenkırmak; kırılmak
- Brötchenküçük ekmek, sandviç ekmeği
- Buchkitap
- Buchungrezervasyon
- Campingplatzkamp alanı
- Computerbilgisayar
- der Computerbilgisayar
- daorada; o zaman; çünkü
- dabeiyanında; bu arada
- Dachçatı
- dahinterarkasında
- dankenteşekkür etmek
- darüberüstünde; hakkında
- darunteraltında; bunların arasında
- davorönünde; önceden
- dazwischenarasında
- Decketavan; battaniye
- denkendüşünmek
- das Doppelzimmerçift kişilik oda
- Doppelzimmerçift kişilik oda
- draußendışarıda
- drückenbasmak
- dürfenizni olmak, -ebilmek
- einanderbirbirine
- eincheckengiriş yapmak (otel)
- einfachkolay; basit; sadece
- einigebazı, birkaç
- Einkaufslistealışveriş listesi
- einrichtendöşemek; düzenlemek
- einschlafenuykuya dalmak
- einsteigenbinmek (araca)
- eintretengirmek; gerçekleşmek
- Einzelzimmertek kişilik oda
- Elternabendveli toplantısı
- Empfangresepsiyon; karşılama
- Endeson, bitiş
- endenbitmek
- endlichsonunda, nihayet
- enthalteniçermek
- entscheidenkarar vermek
- entschließenkarar vermek
- entschuldigenözür dilemek
- entstehenortaya çıkmak; oluşmak
- enttäuschenhayal kırıklığına uğratmak
- entwederya...ya da
- das Erdgeschosszemin kat
- Erdgeschosszemin kat
- erfahrenöğrenmek
- ergänzentamamlamak; eklemek
- erhaltenalmak; korumak
- erholeniyileşmek, toparlanmak
- erinnernhatırlamak
- erkältensoğuk almak
- erkundigensormak; araştırmak
- erlebenyaşamak; deneyimlemek
- erleichternkolaylaştırmak
- ernährenbeslemek
- eröffnenaçmak (resmi)
- erscheinenortaya çıkmak
- erschreckenkorkmak; şaşırtmak
- erstellenoluşturmak; hazırlamak
- Erwachseneryetişkin
- erzählenanlatmak
- erziehenyetiştirmek; eğitmek
- existierenvar olmak
- Fahrkartenautomatbilet makinesi
- fallendüşmek
- fangenyakalamak
- fehleneksik olmak; özlemini çekmek
- festnehmengözaltına almak
- findenbulmak; bulmak (fikir)
- Fitnessstudiospor merkezi
- fleißigçalışkan
- fliegenuçmak
- fliehenkaçmak
- fließenakmak
- flüsternfısıldamak
- die Fragesoru
- Fragesoru
- freuensevinmek; memnun olmak
- frierendonmak; üşümek
- frische Lufttaze hava
- frühereskiden
- fühlenhissetmek
- führenyönetmek/götürmek
- funktionierençalışmak (makine)
- füriçin
- fürchtenkorkmak
- der Fußballfutbol
- Fußballfutbol
- gebenvermek
- gefährlichtehlikeli
- gefallenhoşuna gitmek
- gegenseitigkarşılıklı
- gegenüberkarşısında
- gehörenait olmak
- GeldautomatATM, bankamatik
- gernseve seve; severek
- geschehenolmak (olay)
- das Geschenkhediye
- Geschenkhediye
- Geschwisterkardeşler
- gießendökmek; sulamak
- Glasbardak; cam
- glaubeninanmak; sanmak
- das Gleisray, hat
- Gleisray, hat
- gratulierentebrik etmek
- grillenızgara yapmak
- grüßenselamlamak
- haltentutmak; durmak
- handelnhareket etmek; ticaret yapmak
- Handschuheldiven
- das Handtuchhavlu